Genel Müdürümüz Ahmet Güldal, Tarım Öğretiminin 180. Yılı Kutlama Programı kapsamında yaptığı konuşmada dünyada ve Türkiye’de hububat sektöründe yaşanan dönüşümleri kapsamlı şekilde değerlendirdi.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Ereğli Ziraat Fakültesi tarafından 9 Ocak 2026 Cuma günü Konya’da düzenlenen “Tarım Öğretiminin 180. Yılı Kutlama Programı”na Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet Güldal konuşmacı olarak katıldı.
Programda “Dünyada ve Türkiye’de Hububat Sektörünün Değerlendirilmesi ve TMO’nun Rolü” başlıklı bir konuşma gerçekleştiren Güldal, hububatın yalnızca bir tarım ürünü değil; aynı zamanda gıda arz güvenliği, sosyal istikrar ve ekonomik denge açısından stratejik bir unsur olduğunu vurguladı. Genel Müdürümüz “Hububat sadece gıda değil, aynı zamanda toplumların istikrarını doğrudan etkileyen stratejik bir üründür.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de Hububat Sektörü
Hububatın, özellikle buğdayın ülkemizin millî değerleri, kültürü ve karakteriyle bütünleşmiş stratejik bir ürün olduğunu belirten Güldal; ekili alanların yaklaşık yüzde 50’sinde tahıl tarımı yapıldığını, bitkisel üretimin ise yüzde 30’unun tahıllardan oluştuğunu ifade etti.
Türkiye’de toplam tahıl üretiminin yıllara göre 37–42 milyon ton arasında değiştiğini belirten Güldal, bu dalgalanmada iklim koşullarının belirleyici rol oynadığını vurgulayarak yağış rejiminin üretim üzerindeki hayati etkisine dikkat çekti.
Türkiye’nin Hububat Politikası ve Dış Ticaret Yaklaşımı
Konuşmasında Türkiye’nin hububat politikalarına değinen Genel Müdürümüz, iklim koşullarına bağlı dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde arz–talep dengesinin kamu politikaları ve dış ticaret araçlarıyla yönetildiğini ifade etti.
Ülkemizin 2000’li yılların başından bu yana Dâhilde İşleme Rejimi kapsamında uyguladığı ticaret modeliyle tarımsal ürünlerde önemli bir katma değer oluşturduğunu belirten Güldal bu sistem kapsamında temin edilen buğdayın yurt içinde işlenerek un, makarna ve benzeri mamuller hâline getirildiğini; ortaya çıkan kepek gibi yan ürünlerin ise ilgili sanayi kollarında girdi olarak değerlendirildiğini söyledi.
Güldal söz konusu uygulama ile Türkiye’nin dünya un ihracatında birinci, makarna ihracatında ise ikinci sırada yer aldığını; rekabetçi fiyatlarla sunulan bu ürünlerin özellikle Afrika ülkelerinde temel gıdaya erişime önemli katkı sağladığını vurguladı.
TMO’nun Hububat Sektöründeki Rolü
TMO’nun 87 yıllık köklü geçmişiyle Türk tarımının yapı taşlarından biri olduğunu ifade eden Güldal; Kurumun temel görevinin üretici ve tüketiciyi korumak, fiyat istikrarını sağlamak ve arz güvenliğini tesis etmek olduğunu belirtti.
TMO’nun alım, satış, ithalat, ihracat ve kamu stokları yoluyla piyasalara gerektiğinde etkin şekilde müdahale edebildiğini vurgulayan Genel Müdürümüz “Ekonomi için Merkez Bankası ne ise hububat piyasaları için de TMO aynı regülasyon işlevini gören, stratejik bir kurumdur.” dedi.
Güldal; bugün itibarıyla TMO’nun görev alanında hububatın yanı sıra bakliyat, fındık, ayçiçeği yağı, kuru üzüm, haşhaş ve kenevir gibi birçok stratejik ürünün bulunduğunu belirtti. İklim değişikliği, savaş riski ve küresel belirsizliklerin yüksek kamu stoklarını zorunlu hâle getirdiğini vurgulayan Güldal; stratejik gıda maddelerinde arz güvenliğinin kamu stoklarıyla sağlandığını dile getirdi.
Ziraat Fakültesi Öğrencilerine Mesaj
Konuşmasının son bölümünde ziraat fakültesi öğrencilerine seslenen Genel Müdürümüz, bugünün tarımının yalnızca tarlada değil; veri, analiz, kamu politikaları ve uluslararası ilişkiler ekseninde şekillendiğini vurguladı.
Geleceğin ziraat mühendislerinin iklimi okuyabilen, piyasayı anlayabilen ve disiplinler arası düşünebilen bireyler olması gerektiğini belirten Güldal; TMO’nun bilimsel yaklaşımı ve devlet ciddiyetini bir araya getiren kurumsal yapısıyla gençler için önemli bir kariyer alanı sunduğunu ifade etti.
Genel Müdürümüz, nazik davetleri ve ev sahipliği dolayısıyla Ereğli Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ’a teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
TMO







