Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Teknofest Güneydoğu Heyecanı Başladı

Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda ziyaretçilerine kapılarını açtı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, gençlere seslenerek, “İnanıyorum ki TEKNOFEST kuşağı olarak, Türkiye’nin önüne çizilmek istenen bütün setleri inançla, azimle, cesaretle aşacak olan da sizler olacaksınız.” dedi.

Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, Şanlıurfa

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) öncülüğünde 15. kez düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu’nun açılışı; Bakan Kacır, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar ve ilgili protokol üyelerinin katılımlarıyla gerçekleştirildi.

 

Bakan Kacır, açılıştaki konuşmasında peygamberler diyarı Şanlıurfa’da TEKNOFEST Güneydoğu coşkusunu hep birlikte yaşadıklarını belirterek, şunları kaydetti:

 

TEKNOFEST GÜNEYDOĞU COŞKUSU: Tarih boyunca nice ilklerin ve başlangıçların adresi olan kadim şehrimiz, bugün Türkiye’nin bilim ve teknolojide liderlik yürüyüşünün en büyük buluşmasına ev sahipliği yapıyor. Bir zamanlar insanlığın ufkunu genişleten adımların atıldığı bu coğrafyada, geleceğin dünyasına yön verecek gençlerimizin ayak sesleri yükseliyor. Bugün Şanlıurfa’da bilimin heyecanı var, teknolojinin gücü var, üretmenin ve başarmanın haklı gururu var! Bu meydanda gözlerini ufkun ötesine diken, imkânsız denilenlere meydan okuyan, hayalini gerçeğe dönüştürmek için yılmadan çalışan, “İnanırsam, mücadele edersem, Allah’ın da yardımıyla ben de en iyisini yaparım!” diyen gençlerimizin iradesi var! Kendi evlatlarına sahip çıkan, kendi gücüne inanan, Türkiye Yüzyılını gençlerinin cesaretiyle inşa eden Türkiye var.

 

TARİH SAHNESİNDE YÜKSELEN TÜRKİYE: İnsanlık tarihi; hukukun ve vicdanların sınandığı zorlu bir dönemden geçiyor. Müesses nizamın kural koyucuları, kendi vazettikleri ilkeleri yine kendileri çiğniyor. Uluslararası hukukun hiçe sayıldığı, hakkın güçlünün insafına bırakıldığı, adaletin menfaat hesaplarına kurban edildiği dünya düzeni, insanlığın ortak vicdanından yükselen sesleri maalesef duymazdan geliyor. Ne yazık ki insanlığın yaralarını sarması, refahını büyütmesi, geleceğine umut olması gereken teknolojiler; vicdandan ve insani değerlerden kopmuş, bir avuç gözü dönmüşün elinde, dünyanın dört bir yanına yıkım, gözyaşı ve sürgün taşıyor. İşte böylesine karanlık bir döneme meydan okurcasına Türkiye; yalnızca 780 bin kilometrekare vatan toprağında değil, 86 milyonun değil, dünyanın dört bir yanında hak, adalet ve merhamet arayışındaki milyonlarca mazlumun umudu olarak tarih sahnesine yeniden çıkıyor.

 

MİLLÎ TEKNOLOJİ HAMLESİ: Bilim ve teknolojide iddia sahibi; Cumhuriyetinin ikinci asrını Türkiye Yüzyılı yapmaya kararlı, ufkunda Kızılelma’sına yürüyen bir Türkiye var bugün… Bu muazzam yürüyüş; cesareti ve kararlılığıyla Cumhurbaşkanımız, tam bağımsız Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’nın lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde onun vizyonuyla gerçekleşiyor. Millî Teknoloji Hamlesi, teknolojide bağımsızlığımızı tahkim etme, bu kadim topraklardan yükselen yeniden diriliş rüzgârını, çağa istikamet veren bir fırtınaya dönüştürme davamızın adı. Kendisinden esirgenen her teknolojinin daha iyisini geliştiren, üzerine biçilen dar elbiseleri yırtıp atan, öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkan bir Türkiye’nin inşa yolculuğu. Milli Teknoloji Hamlesi Gökyüzünde süzülen çelik kanatlarımız BAYRAKTAR’dır, AKINCI’dır, Kızılelma’dır. HÜRJET, ANKA, GÖKBEY, KAAN’dır. Mavi Vatan’da özgürce yol alan ANADOLU’dur. Gök vatanın çelikten muhafızları HİSAR’dır, SİPER’dir. Milletimizin 60 yıllık yerli otomobil hasretine son veren Togg’dur. Uzaydaki izimiz İMECE’dir, TÜRKSAT 6A’dır.

 

DAHA BÜYÜK BAŞARILARIN HABERCİSİ: Bir dönem hayal olarak görülen nice projeyi mühendislerimizin, teknisyenlerimizin, girişimcilerimizin alın teriyle akıl teriyle gerçek kıldık. İnsanlı uzay bilim misyonumuzla, ay yıldızlı bayrağımızı uzayın derinliklerine taşıdık. Şimdi ufkumuz çok daha uzaklarda. Ay’a erişmeye hazırlanıyoruz. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracımızı 2027’de Ay’a ulaştıracağız. Bilimde ve teknolojide bugünkü seviyemiz; Allah’ın izniyle yarınlarda erişeceğimiz çok daha büyük başarıların muştusudur, habercisidir. Yapay zekâda, kuantumda, biyoteknolojide, yarı iletkenlerde, ileri malzemelerde, uzay ve havacılık teknolojilerinde dünyanın en ileri çalışmalarına Türkiye’nin imzasını atacağız. Türkiye Yüzyılı’nı hep beraber; bilimin, teknolojinin ve yüksek katma değerli üretimin asrı kılacağız.

 

GENÇLERE SESLENDİ: Sizler; geçmişin izinden, medeniyetimizden aldığınız ilhamla geleceği inşa eden TEKNOFEST kuşağısınız. Türk milletinin onurunu, azmini ve bağımsızlık tutkusunu yüreğinde taşıyan neferlersiniz. “Yapamazsınız” diyenlere, “Başaramazsınız” diyenlere inat, imkânsız zannedileni gerçek kılmaya and içmiş akıncılarsınız. Yarının girişimcileri, bilim insanları, mühendisleri ve liderleri olarak, Millî Teknoloji Hamlemizi yeni başarılarla taçlandıracak, medeniyetimizin bilim ve teknoloji yürüyüşüne yeni sayfalar ekleyecek nesil sizin nesliniz. Bize düşen de işte bu gençliğin önünü açmak. Sizlerle birlikte geçtiğimiz dokuz yılda İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Samsun’da, Gaziantep’te, Adana’da, Bakü’de, Lefkoşa’da, Mavi Vatan’da TEKNOFEST’lerde umutlarımızı kat kat büyüten rekorlar kırdık. İstiklal şairimizin seslendiği Asım’ın Nesli sizlersiniz. Nuri Demirağ’ın, Vecihi Hürkuş’un yarım kalmış hayallerini tamama erdiren sizlersiniz. İnanıyorum ki TEKNOFEST kuşağı olarak, Türkiye’nin önüne çizilmek istenen bütün setleri inançla, azimle, cesaretle aşacak olan yine sizler olacaksınız. Sizler “Bilim ve teknolojideki liderlik yürüyüşümüzü, Türkiye Yüzyılı’nda medeniyetimizin yeniden şahlanışına dönüştüreceksiniz.

 

TARİHİN HAKİKATİ FISILDADIĞI TOPRAKLAR: Bugün tarihin hakikati fısıldadığı topraklarda buluştuk sizlerle. Buraya gelen herkes, Şanlıurfa’nın bütün misafirleri, mutlaka Balıklı Gölü görecektir. Burası Hazreti İbrahim’in şehri. Bakın, büyük fikir insanı Sezai Karakoç, Nemrut ve Hazreti İbrahim’i nasıl tasvir ediyor. ‘Nemrut nefs demek. İbrahim de ruh. Ruh, nefsin ateşten arzularında yanmaz ve o narin kelebek kanatlarını andıran cevherini nefs ateşinden koruyabilirse, insan kurtuldu demektir. Nemrut, ateşi bütünüyle alevlendirdi ama İbrahim, yanmadan ateşin sönüşüne şahit oldu, demektir. 9 Nemrut zulüm demek. İbrahim de onun ateşinde yanmayan adalet. Adalet öyle bir altındır ki, zulmün ateşinde ancak tozu toprağı yanar, pası erir, o ateşte saf hale gelir. Ve ateş söndüğü zaman en halis bir külçe halinde parlar, zaferini ilan eder. Var olanı yıkıcı, müsbet olanı bozucu etkileri ulu bir ateş gibi düşünürsek, medeniyet kubbelerini bu ateşe dayandıran, samimiyet özüdür.

 

“BİRBİRİMİZE KENETLENİRİZ”: Ateşte yandıkça pişen, samimilik özünü koruyan medeniyetler, sert şartlarda daha bir güçlülük kazanırlar. Hazreti İbrahim’i samimiyeti, ihlasıydı ateşten koruyan, ateşi etkisiz bırakan. Bu samimilikle Hazreti İbrahim, Allah dostu, hakikat dostu olmuştur.’ İşte o ruhun, o samimiyetin izleri, asırlar sonra, Anadolu topraklarında ezan dinmesin, bayrak inmesin diyerek canlarını ortaya koyan, 11 Nisan 1920’de işgal kuvvetlerini bu topraklardan söküp atan Urfalıların yüreklerinde de vardı. Biz o ruhla, en zor zamanlarda birbirimize kenetleniriz.

 

GAZZE SOYKIRIMI: Bugün dünyanın pek çok yerinde savaşların, çatışmaların ve adaletsizliklerin insanlığı ağır imtihanlardan geçirdiği bir döneme şahitlik ediyoruz. Gazze’de yaşanan soykırım, çocukların, masumların gözlerimizin önünde hayattan koparılması, vicdan sahibi her insanın yüreğinde derin yaralar açıyor. İnsan hayatının değersizleştirildiği, çocuk ölümlerinin sıradanlaştırıldığı bir dünyada ne haktan, hukuktan, adaletten ne hukuktan ne de gerçek mânada bir medeniyetten söz edilebilir. İnanıyoruz ki er ya da geç hak batıla, adalet zulme galip gelecek; iyilik, kötülüğün karanlığını mutlaka yırtacak.

 

“BİZ ANADOLU’YUZ”: Etrafımızda yangınların yükseldiği, coğrafyamızın ateş çemberine döndüğü böylesi bir dönemde, bizi birbirimizden ayırmaya çalışanlara asırlardır verdiğimiz en güçlü cevap kardeşliğimizdir. İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in ifadesiyle: “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.” Acımız birdir. Sevincimiz birdir. Kaderimiz birdir. İstikbalimiz birdir. Biz Anadolu’yuz… Dicle’yiz, Fırat’ız… Halilu’r-Rahman sofrasında aynı aşını bölüşenleriz… Omuz omuza aynı vatan uğruna toprağa düşenlerin evlatlarıyız. Birliğimize daha sıkı sarılacak, kardeşliğimizi daha da büyüteceğiz. Buradan, bereketli hilalin kalbinden, Şanlıurfa’dan haykırıyoruz. Bu coğrafyayı başkalarının oyunlarına asla teslim etmeyeceğiz. Türkler, Kürtler, Araplar, kardeşliğimizden taviz vermeyeceğiz. Biz bu toprakların ev sahibiyiz. Bu coğrafyada oyun kurmaya, başka hesaplar yapmaya kalkanlar şunu çok iyi bilsin, ev sahibinin üzerine kapıyı kapattığını zanneden, kendisi dışarıda kalır.

 

“HEDEFLERİMİZDEN GERİ DÖNMEK YOK”: Şanlıurfa’da gördüğümüz bu coşku bize bir kez daha gösteriyor ki, bu topraklarda güçlü bir irade var! Türkiye’nin yarınlarına mührünü vuracak TEKNOFEST Kuşağı var! Durmak yok! Vazgeçmek yok! Hedeflerimizden geri dönmek yok! Daha çok çalışacağız. Daha çok üreteceğiz. Ve hep birlikte, omuz omuza, Türkiye’yi bilimde ve teknolojide zirveye taşıyacağız. Bizler TEKNOFEST’lerle, Deneyaplarla, bilim merkezlerimizle, bilim şenliklerimizle, Sektör Kampüste Programıyla, Milli Teknoloji Akademimizle, Milli Teknoloji Atölyelerimizle gençlerimizin yanında olmaya her daim devam edeceğiz.

 

TEKNOFEST YÖNETİM KURULU BAŞKANI BAYRAKTAR: “TEKNOFEST BİR ÖZGÜVEN DEVRİMİDİR”

TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, tarihle geleceğin Şanlıurfa’da buluştuğunu belirterek, “2018’de diktiğimiz bu fidan bugün büyük bir teknoloji hareketine dönüştü. 81 ilimizden 97 farklı ülkeden gençlerimiz burada. 62 farklı alandaki teknoloji yarışmalarımıza 730 binin üzerinde takım 1 milyon 600 binin üzerinde gencimiz başvurdu. Bunlar sadece rakam değil, bunlar Türkiye’nin değişen hikayesi.” dedi.

 

TEKNOFEST’in sadece yarışmalardan ibaret olmadığını anlatan Bayraktar, “Bu hikâyenin en güzel tarafı; bu toprakların çocuklarının, bu hikâyenin tam da merkezinde olması. Deneyap Teknoloji Atölyelerimizde Şanlıurfalı evlatlarımız yapay zekayı, robotiği öğreniyor, geleceğin teknolojilerine hazırlanıyor. Şanlıurfa’dan yüzlerce gencimiz onlarca takım bu meydanda TEKNOFEST yarışmalarında mücadele ediyor, ter döküyor. Bu gençler bizim çocuklarımız. Bu gençler Türkiye’nin geleceği.” ifadelerini kullandı. “TEKNOFEST bir özgüven devrimidir” diyen Bayraktar, “Biz yapamayız’ diyen anlayışa başkaldırıdır. Taklitçiliğe, öğrenilmiş çaresizliğe itirazdır. TEKNOFEST gençliği o zihniyete bu meydandan haykırıyor; ‘Biz yaptık, biz yapıyoruz, en iyisini de biz yapacağız.” diye konuştu.

 

TEKNOLOJİ VE EĞLENCE İLE DOLU 5 GÜN

Bu yıl 15. kez düzenlenen ve şu ana kadar yaklaşık 12 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapan dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivalinde, 4 Ekim tarihine kadar çeşitli gösteriler, sergiler ve 14 kategoride teknoloji yarışmalarının finalleri yapılacak.

 

Teknoloji tutkunlarını, genç mucitleri ve binlerce ziyaretçiyi bir araya getiren TEKNOFEST Güneydoğu’da ileri teknoloji simülasyonlarından bilimsel atölyelere ve sergilere kadar her yaştan katılımcıya yönelik etkinlikler gerçekleştirilecek.

Festivalde, yerli ve milli çelik kanatlarımız ATAK helikopterleri, HÜRKUŞ, ANKA, Bayraktar TB2, Bayraktar TB3 ve Bayraktar AKINCI ile kara ve deniz araçları da yer alacak.

 

Havacılık ve savunma sanayisinin hava gösterilerine de sahne olacak festivalde SOLOTÜRK, Türk Yıldızları ve savaş uçakları gösteri uçuşu yapacak.