Türkiye’nin yüksek üretim ve stok kapasitesiyle arz güvenliği açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirten Güldal, “Arz güvenliği açısından herhangi bir problemimiz yok, hatta fazlamız var.” ifadelerini kullandı.
88 yıllık kurumsal geçmişiyle üreticinin en yakınındaki kurumlardan biri olan Toprak Mahsulleri Ofisinin, üreticinin emeğini korumanın yanı sıra ülkemizin gıda arz güvenliğinin sağlanmasında da önemli bir görev üstlendiğini belirten Genel Müdürümüz Ahmet Güldal, TMO’nun özellikle son yıllarda iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkileri karşısında aldığı kararlar ve gerçekleştirdiği alımlarla üreticinin yanında olmaya devam ettiğini ifade etti.
“2026 bereketli bir üretim yılı oldu”
2026 yılının uzun yılların en bereketli dönemlerinden biri olduğunu belirten Güldal, yalnızca hububat ve tarla ürünlerinde değil, meyve, sebze ve diğer tarımsal ürünlerde de yüksek verimlerin elde edildiğini ifade etti.
Türkiye’nin bitkisel üretimde yaklaşık 140 milyon tonluk tarihi bir rekolteye ulaştığını aktaran Güldal, TMO’nun görev alanındaki hububat ürünlerinde de yüksek bir üretim gerçekleştiğini belirtti. Bu kapsamda yaklaşık 25 milyon ton buğday ve 10 milyon ton arpa rekoltesinin öngörüldüğünü kaydeden Güldal, yüksek üretimin üreticide herhangi bir endişeye yol açmaması amacıyla alım fiyatlarının 2 Haziran’da açıklandığını ve alımlara 3 Haziran itibarıyla başlandığını söyledi.
“Yeni hasat gelene kadar bizim alım dönemimiz devam eder”
TMO’nun alım dönemi öncesinde kapsamlı bir hazırlık gerçekleştirdiğini vurgulayan Güldal, fiyat açıklanmadan önce yaklaşık 10 milyon ton buğday ve 3 milyon ton arpa olmak üzere toplam 13 milyon ton civarında ürünün TMO’ya arz edilebileceğinin öngörüldüğünü belirtti.
Bu öngörü doğrultusunda depolama, finansman ve personel planlamalarının yapıldığını aktaran Güldal, hasat döneminin ardından gelinen noktada yaklaşık 9,8-9,9 milyon ton buğday ve 2,5 milyon ton arpa olmak üzere 12,5 milyon tonun üzerinde hububat alımı gerçekleştirildiğini ifade etti.
Güldal, “Tahminimizi yüzde 97 oranında tutturarak gerçekleşen tabloyu bugün itibarıyla görmüş bulunuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Alımların ağırlıklı bölümünün tamamlanmasına rağmen üreticinin elindeki ürünü TMO’ya teslim etmek istemesi hâlinde alımların devam edeceğini belirten Güldal, mevcut alım döneminin 31 Mayıs 2027’ye kadar sürdürüleceğini kaydetti.
“Üreticilerimize 187 milyar TL ödeme yaptık”
TMO’nun üretici açısından en önemli konularından birinin ürün bedellerinin zamanında ödenmesi olduğuna dikkat çeken Güldal, alım fiyatları açıklanırken ürün bedellerinin 21 gün içerisinde ödeneceğinin duyurulduğunu hatırlattı.
Ödemelerin 21-26 gün aralığında gerçekleştirildiğini belirten Güldal, şu ana kadar üreticilere toplam 187 milyar TL ödeme yapıldığını söyledi. Ödemelerin haftalık olarak gerçekleştirildiğini ifade eden Güldal, üreticilerin zamanında ödeme konusunda herhangi bir sorun yaşamadığını dile getirdi.
“Alım sürecinde şeffaflık ve güven artırıldı”
2026 yılı alım döneminde uygulanan randevu sisteminin de başarılı şekilde yürütüldüğünü belirten Güldal, “Üreticilerimiz randevu sürecinden ürün analizine, kalite değerlendirmesinden fiyatlandırmaya kadar tüm aşamaları şeffaf şekilde takip edebiliyor. Biz üreticinin doğrudan TMO’ya gelmesini önemsiyoruz. Ürünün analiz edilmesinin ardından üreticinin cep telefonuna gönderilen kod aracılığıyla satış işlemi teyit ediliyor. Ayrıca ürün miktarı ve fiyatına ilişkin bilgiler de üreticiye mesaj yoluyla iletiliyor.” dedi.
Alım sürecindeki şeffaflığı daha da artırmak amacıyla analiz ve numune alma noktalarında kamera uygulamasının başlatıldığını belirten Güldal, “Üreticinin de bizim de karşılıklı güven içerisinde hareket etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
“20 milyon tonluk depolama hazırlığı yapıldı”
TMO’nun yüksek miktardaki ürünü sağlıklı şekilde muhafaza edebilmek için hasat öncesinde yaklaşık 20 milyon tonluk bir depolama hazırlığı yaptığını belirten Güldal, Türkiye genelindeki lisanslı depo kapasitesinin 15 milyon tona ulaştığını, TMO’nun kendi depolama kapasitesinin ise yaklaşık 4 milyon ton olduğunu ifade etti.
Bunlara ilave olarak ihtiyaç hâlinde kullanılmak üzere açık yığın depolama imkânlarının da hazırlandığını belirten Güldal, TMO stoklarının korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Stokların düzenli olarak kontrol edildiğini kaydeden Güldal, “Ürünler haşere, rutubet, yağış ve diğer dış etkenlere karşı korunmasının yanı sıra güvenliği de sağlanıyor. Çünkü bu artık devletin, milletin malı oldu. Milli servet oldu. Buna gözümüz gibi bakmamız lazım.” ifadelerini kullandı.
“Arz güvenliği açısından herhangi bir problemimiz yok”
Türkiye’nin mevcut hububat stoklarının ülkenin arz güvenliği açısından güçlü bir konumda bulunmasını sağladığını belirten Güldal, TMO’nun ihtiyat stoklarıyla ülkenin ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olduğunu söyledi.
Güldal, TMO’nun mevcut hububat stokunun 17,5 milyon ton seviyesinde bulunduğunu belirterek, ülkenin hububat ve mamul maddelerde en az bir-iki yıllık süreç açısından arz güvenliği problemi yaşamayacağının değerlendirildiğini ifade etti.
“Piyasada fiyat istikrarı korunuyor”
TMO’nun yalnızca hasat döneminde üreticiyi koruyan değil, tüketim döneminde de piyasanın dengeli şekilde işlemesini sağlayan bir regülasyon kurumu olduğunu belirten Güldal, Kurumun üreticiden tüketiciye kadar sektörün bütün paydaşlarını gözeterek hareket ettiğini söyledi.
Bu kapsamda 2 Haziran’da alım fiyatlarıyla birlikte 1 Ekim’den itibaren uygulanacak satış fiyatlarının da açıklandığını hatırlatan Güldal, “Böylece üretici, tüccar, sanayici ve ihracatçıların önlerini görerek planlama yapmalarını amaçladık. 5 Ekim itibarıyla Türkiye genelinde 5,5 milyon ton buğdayı satışa sunduk. Bu, TMO’nun bugüne kadar miktar bakımından gerçekleştirdiği en yüksek satış stoklarından biri oldu.”
“Fındık ve kuru üzüm alımlarımız sürüyor”
24 Ağustos itibarıyla başlayan fındık alımlarının devam ettiğini belirten Güldal, kahverengi kokarca ve çürük oluşumunun ürün kalitesi açısından önemli risk oluşturduğunu ifade etti. Üreticilerin il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerinin mücadele takvimine uygun hareket etmelerinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Güldal, fındık alımlarında kalite kriterlerinin titizlikle uygulandığını belirtti.
TMO’nun hâlihazırda yaklaşık 75-77 bin ton fındık alımı gerçekleştirdiğini, alımların 71 ekip tarafından sürdürüldüğünü ve günlük 3-5 bin ton arasında fındık alındığını aktaran Güldal, ürün bedellerinin de 21 gün içerisinde ödendiğini söyledi.
Kuru üzüm alımlarına da değinen Güldal, 300 bin ton civarında rekolte öngörüldüğünü belirterek, üreticinin yüksek rekolte nedeniyle fiyat baskısıyla karşılaşmaması amacıyla TMO’nun piyasaya müdahil olduğunu ifade etti. Bu kapsamda 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm için kilogram başına 95 TL fiyat açıklandığını ve alımların Manisa ile Denizli’de sürdüğünü kaydetti.
“Türkiye arz güvenliği açısından şanslı ülkelerden biri”
Dünya hububat piyasalarındaki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Güldal, küresel ölçekte temel sorunun yalnızca üretim miktarı değil, ürünlere erişilebilirlik ve bulunabilirlik olduğunu belirtti.
Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere bölgedeki jeopolitik gelişmelerin hububat ticaretini ve nakliye maliyetlerini etkilediğini ifade eden Güldal, “Buna rağmen Türkiye güçlü üretimi ve stokları sayesinde arz güvenliği açısından avantajlı bir konumda bulunuyor. Türkiye kendi ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra ihtiyaç duyan ülkelere de destek olabilecek bir kapasiteye sahip.” diye konuştu.
“2027 hedeflerimizmiz, stokları ekonomiye kazandırmak ve yeni sezona hazırlanmak”
TMO’nun 2027 yılına ilişkin hedeflerini de paylaşan Güldal, önceliğin mevcut 17,5 milyon tonluk hububat stokunun yurt içi ve yurt dışı imkânlar değerlendirilerek satış yoluyla ekonomiye kazandırılması ve gelecek sezon için gerekli depolama kapasitesinin yeniden oluşturulması olduğunu belirtti.
Yeni üretim sezonunun hazırlıklarının da şimdiden başladığını ifade eden Güldal, üreticilerin doğru tohum seçimi, uygun ve yeterli gübreleme ile tarımsal üretimde kalite ve verimliliğe odaklanmalarının önemine dikkat çekti.
“Her şey yüksek verim değil, kaliteye de dikkat almak lazım.” diyen Güldal, kaliteli üretimin üretici açısından daha yüksek değer oluşturduğunu vurgulayarak, yeni sezonda doğru tohum ve doğru gübreleme uygulamalarının üreticilerin maliyetlerini kontrol altında tutmalarına, verimliliklerini artırmalarına ve daha kaliteli ürün elde etmelerine katkı sağlayacağını belirtti.
Güldal, TMO’nun önümüzdeki dönemde de üreticinin yanında olmaya, piyasa istikrarını korumaya ve ülkemizin gıda arz güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.
TMO
